BIST 100 11.023,55 %0,56 Altın 6.321,98 ₺/gr %0,28 Bitcoin $77.590 %0,67 Dolar 50,00 ₺ %0,05 Euro 56,02 ₺ %0,06 Sterlin 67,15 ₺ %0,11 Gümüş 79,98 ₺/gr %1,43 Ethereum $2.294,57 %1,66 İsviçre Frangı 60,94 ₺ %0,26 Kanada Doları 35,74 ₺ %0,05 Avustralya Doları 34,86 ₺ %0,32 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 13,32 ₺ %0,04 BAE Dirhemi 13,61 ₺ %0,05 Rus Rublesi 0,61 ₺ %0,51 Çin Yuanı 7,50 ₺ %0,28
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa GÜNDEM Bahçeli'den 'ara seçim' açıklaması: 'Türk milletinin irad...

Bahçeli'den 'ara seçim' açıklaması: 'Türk milletinin iradesidir'

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

0Yorumlar
Bahçeli'den 'ara seçim' açıklaması: 'Türk milletinin iradesidir'

 Gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, çıkışta soruları yanıtladı. Bahçeli, CHP lideri Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrılarına ilişkin, "Ara seçim yok, seçim zamanındadır. Türk milletinin iradesidir ve o iradeye şimdiden saygı duymak lazımdır" ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. 

ABD-İRAN MÜZAKERELERİ

Bahçeli'nin konuşmasının satır başları şöyle:

Enerji kaynaklarının güvenliğiyle sınır emniyetinin, uluslararası hukuk ile ırkçı ve mezhepçi zihniyetlerin arasında ilmek ilmek örülmüş çok katmanlı bir hesaplaşma ağı bulunmaktadır. 28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak havasaldırılarıyla başlayan savaşın, 7 Nisan'da iki haftalık ateşkese bağlanmış görünmesi krizin bittiği anlamına gelmemektedir. Bu ateşkes, kapsamlı bir uzlaşıdan ziyade tarafların stratejik ve temel hedeflerine ulaşamadığı bir noktada pozisyonlarını gözden geçirmesine imkân tanıyan geçici bir duraklama niteliğindedir.

"SİLAHLAR GEÇİCİ SUSTU, HESAP KAPANMADI"

Kalıcı çözüm zemini oldukça zayıftır. Savaşın nihayete ermesi ve barışın sağlanması ise erişilebilir bir hedef olmaktan uzaktır. Bu nedenle bugün ateşkes diye sunulan tabloyu saf dil bir iyimserlikle değil, devlet ciddiyetiyle okumak zorundayız. Çünkü ateşkesin kendisi bile bir güç mücadelesinin aracına dönüşmüş durumdadır. Trump'ın, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla iki haftalık ateşkesi kabul ettiklerini ve İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını söylemesi, buna karşılık İran'ın da savaş hedeflerine ulaşıldığını ilan etmesi krizin masaya taşındığını göstermiştir. Anlaşılmaktadır ki silahların geçici olarak susması, hesapların kapandığı değil, gerek sahada gerek masada yeniden ayarlandığı bir ara safhaya işaret etmektedir. İstanbul'da 12 Nisan'da gerçekleştirilen doğrudan ABD-İran müzakereleri ise herhangi bir anlaşma sağlanamadan sona ermiştir.

"DÜNYA BARIŞ KONSEYİ KURULMALI"

İslamabad'da sonuçsuz kalan görüşmeler, bölgedeki çatışmaların küresel bir yıkıma evrilme ihtimalini daha da kuvvetlendirmiştir. Denetimsiz ve önü alınmayan güç rekabeti ve silahlanma hırsı nasıl ki bugün Orta Doğu'da bombaların patlamasına sebebiyet veriyorsa, yarın Avrupa'nın göbeğinde, Asya'nın düğüm noktalarında ve Afrika'nın kırılgan havzalarında daha büyük yıkımların da önünü açacaktır. 2020'de küresel salgınla sarsılan insanlık, Ukrayna-Rusya savaşıyla, Kızıldeniz ve Karadeniz'de bozulan ticaret güvenliğiyle, Gazze'deki insanlık dramıyla, Lübnan'daki yıkımla, Etiyopya'da, Sudan'da ve Somali'de patlak veren krizlerle durmaksızın savrulmuştur. Keşmir hattında Hindistan ile Pakistan'ın karşı karşıya geldiği, bugün Pakistan'da Pakistan-Afganistan geriliminin on binlerce insanın hayatını alt üst ettiği bir dünyada, yangının tek bir bölge ile sınırlı kalacağını düşünmek tehlikeli bir gaflettir. Dünya Savaşı ihtimalinin daha yüksek sesle telaffuz edildiği böylesi bir dönemde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Antony Kuvvertes'in öncülüğünde ABD, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Türkiye ve Avrupa Birliği'nin katılımıyla bir Dünya Barış Konseyi mekanizmasının derhal hayata geçirilmesi, insanlık nam ve hesabına tarihi bir mecburiyettir.

Barış lafzını taşıyıp savaşı fiilen büyüten ikircikli anlayışların değil, adaleti, dengeyi ve hakkaniyeti esas alan yeni bir küresel iradenin tecellisi artık kaçınılmazdır. Türkiye, tarihinin yüklediği sorumlulukla ve coğrafyasının biçtiği misyonla elini taşın altına koymaya hazırdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" vecizesi, dün olduğu gibi bugün de atacağımız her adımın rotasını, yürüyeceğimiz tüm yolların istikametini tayin edecektir.

Aziz dava arkadaşlarım, dikkat çekici olan bir diğer durum ise İran cephesinde geçici bir frenleme yaşanırken Lübnan cephesinin açık tutulmasıdır. İsrail ordusunun Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarında yaşanan can kayıpları, Siyonist hesapların Lübnan topraklarını terk etmeye niyetli olmadığını göstermektedir. Gazze'deki çığlıklar bugün Lübnan'da yankı bulmaktadır. İsrail'in Lübnan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıları derhal durdurulmalıdır. Bölgedeki istikrarın sağlanması ve kardeş Lübnan halkının toprakları üzerindeki egemenliğin tesis edilmesi insani ve vicdani bir gerekliliktir.

"İSRAİL BU SAVAŞIN GERÇEK VE TEK SORUMLUSUDUR"

İsrail'in Suriye, İran ve Lübnan gibi bölge ülkelerini hedef alan saldırılarının arttığı ve geniş bir coğrafyada Amerika Birleşik Devletleri güdümünde ve desteğinde sürdürülen emperyalist faaliyetlerin yoğunlaştığı görülmektedir. Bölgemizdeki komşu ülkeleri istikrarsızlaştırarak Siyonizm ve emperyalizm lehine yeniden bir güvenlik inşa etmeye çalışan anlayış yalnızca kaos üretmektedir. İsrail bu savaşın gerçek ve tek sorumlusudur. İsrail üzerinde bir baskı mekanizmasının işletilememesi ise uluslararası sistemin esas sorunudur. Amerika Birleşik Devletleri'nin şımarık çocuğunun saldırganlığının nasıl tolere edildiği, hatta zaman zaman nasıl teşvik edildiği ise küresel dünyanın çifte standartlarını gözler önüne sermektedir.

İlk kıblemiz, göz nurumuz, mübarek hatıraların ve mukaddes emanetlerin kalbi olan Mescid-i Aksa, Miraç mucizesinin eşi, Peygamber Efendimiz'in ümmetine yadigârıdır. Bu kutlu mabede yönelen her tahakküm ve her kuşatma, doğrudan doğruya ümmetin şerefine yönelmiş bir saldırıdır. Mescid-i Aksa'nın İsrail tarafından 41 gün boyunca ibadete kapatılması ve ancak geçtiğimiz günlerde yeniden açılması, bize bu mücadelenin yalnız hava sahaları, sınırlar ve üsler üzerinden değil, kutsal değerlerimiz, inançlarımız, iman ve gönül iklimimizin ait olduğu mekânlar ve inancımızın hafıza sahası üzerinde de yürütüldüğünü göstermektedir. Filistinli Müslüman kardeşlerimizin ibadet özgürlüğü ağır şekilde sınırlandırılmış, hâlihazırda süren insanlık dramına, önü arkası kesilmeyen insan hakları ihlallerine bir yenisi daha eklenmiştir.

"BATI'NIN SESSİZLİĞİ HESAPLI BİR AHLAKİ KÖRLÜK, ORGANİZE BİR SİYASİ İKİYÜZLÜLÜKTÜR"

Öte yandan İsrail Meclisi'nde kabul edilen ve Filistinli siyasi tutuklular için idam cezası yolunu açan düzenleme, Siyonizmin hukuktan ve ahlaktan yoksun yönünü gözler önüne sermektedir. Hukuk eliyle meşrulaştırılmaya çalışılan zulüm, Siyonizmin İslam'dan almaya çalıştığı intikamın, Filistinli kardeşlerimiz üzerinde kurmaya çalıştığı tahakkümün bir başka yansımasıdır. Uluslararası hukuk bu denli ağır bir saldırıya dayanabilecek midir? Eşitlik nerede kalmıştır? Ayrımcılık yasağı kimler için vardır? Batı'nın insan hakları söylemiyle Orta Doğu'nun gerçekliği arasındaki uçurum artık gizlenemez hâle gelmiştir. Demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları adına dünyaya nizam vermeye kalkışanlar, söz konusu Filistin olunca ya derin bir sessizliğe gömülmekte ya da apaçık hukuksuzlukları muğlak ve utangaç cümlelerle geçiştirmektedir. Batı'nın bu sessizliği hesaplı bir ahlaki körlük ve organize bir siyasi ikiyüzlülüktür.

Bütün bunlar yaşanırken bölgenin stratejik damarları da ayrı bir baskı altındadır. Hürmüz Boğazı'ndan enerji geçişi ve deniz yollarının güvenliği tartışmaya açılmışken, Orta Doğu'da su güvenliği de önem kazanmıştır. Savaş öncesi dönemde de küresel ölçekte en yüksek su sıkıntısı yaşayan coğrafyalardan biri Orta Doğu'dur. İklim değişikliği, kuraklık, talep artışı ve çatışmalar su kaynaklarını yeni bir rekabet cephesine dönüştürmüştür.

YİNE MUHALEFETİ HEDEF ALDI

İç cepheyi sağlam tutmadan dış kuşatmayı yarmak mümkün değildir. Sanıyorum ki sınırlarımız dışındaki tüm gelişmeler karşısında Terörsüz Türkiye sürecini sürdürmekteki ısrar ve kararlılığımızın temel sebepleri daha iyi anlaşılmaktadır. Hal böyleyken, bu süreci bahane ederek MHP'nin çizgisini, Türk milliyetçiliğinin fikri omurgasını sorgulamaya yeltenen sözde muhalefet, her şeyden önce kendi basiretsizliğini ele vermektedir. Oysa ne idrakları bu meseleyi kavramaya yeter, ne ufukları bu süreci okumaya yeter ne de çapları MHP'yi tartışmaya yeter. Türk milliyetçiliğini sorgulama cüretini gösterenler önce kendi siyasi acziyetlerinin ve fikri savrulmalarının hesabını çıkarmalıdır. 

Savaş bazen silahla gelir, bazen ambargoyla gelir, bazen kurşunla gelir, bazen tohumla, gıda zinciriyle, gümrük baskısıyla gelir. Savaş sadece tankla, tüfekle yürütülmez. Bazen boş market raflarıyla, bazen kepenk indiren esnafla, bazen kapatılan pazar tezgahıyla olur. Bugün tohumu kim üretiyorsa savaşın galibi odur. Bir milletin sofrasına gelen aşı kim kaynattıysa savaşın galibi odur. Bize düşen çiftçiyi yalnız bırakmamaktır. Çiftçimizi ve köylümüzü ezdirmemek elbette bize düşecektir. 

Tarımsal üretim alanında milletin emeği ve alın teri üzerinden haksız kazanç devşirerek kâr maksimizasyonu hedefleyen fırsatçıları tek tek belirlemeli ve nerede gayrimeşru bir kazanç alanı varsa derhal devlet eliyle kapatılmalı."

"ARA SEÇİM YOK"

Grup toplantısı çıkışında soruları yanıtlayan Bahçeli, "Cumhuriyet Halk Partisi kapısındaki sıkışıklığı Türkiye’yi karıştırarak aralamaya heves etmesin. Ara seçim yok seçim zamanındadır. Türk milletinin iradesidir ve o iradeye şimdiden saygı duymak lazımdır" ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet

 



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

GÜNDEM Haberleri

Tümü

31 ildeki seçim anketinde kararsızların oranı yüzde 23,1

Özdemir Araştırma'nın 31 ilde 2 bin 6 kişiyle gerçekleştirdiği ankette kararsızlar yüzde 23,1,...

51 dakika önce

Ankara kulislerinde Kabine değişikliği beklentisi

Sinan Burhan, AK Parti'de yeni bir kongre süreci yaşanabileceğini ve parti yönetimindeki...

21 saat önce

Kılıçdaroğlu'ndan dokunulmazlıkların kaldırılması çağrısı

Kemal Kılıçdaroğlu, fon vurgununa ilişkin açıklamasında adı geçen siyasetçilerin...

21 saat önce

Kılıçdaroğlu ve Özel, Bahçeli’ye başsağlığı diledi

Serpil Bahçeli, Osmaniye’de düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi; Kılıçdaroğlu...

22 saat önce

Erdoğan’dan AK Parti’nin 24’üncü yılına özel mesaj

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 3 Kasım 2002’de iktidara gelişinin 24’üncü yılı dolayısıyla...

22 saat önce

Antalya’daki rüşvet davasında sanık sayısı 50’ye çıktı

Antalya’daki rüşvet davasında daha önce mağdur olarak dinlenen 9 iş insanı, ek iddianameyle...

23 saat önce

Bakan Işıkhan’dan emekli maaşları için yeni düzenleme...

Bakan Vedat Işıkhan, 2027 Ocak ayından itibaren yasal artışlara ilave emekli maaşı...

1 gün önce

Türkiye ile Güney Kore arasında nükleer iş birliği

Erdoğan'ın Güney Kore ziyaretinde 4 anlaşma imzalandı; belgeler arasında Türkiye'deki nükleer...

1 gün önce

İmamoğlu ve Emir Sarıgül arasında cezaevinde tartışma...

Ekrem İmamoğlu ile Emir Sarıgül’ün Marmara Cezaevi’ndeki avukat görüş alanında karşılaştığı ve...

1 gün önce

Merkezefendi’de Görevden Uzaklaştırma Kararı

İçişleri Bakanlığı, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve irtikap soruşturması kapsamında...

1 gün önce

YENİ Parti’den genel başkanlık önseçimi için üyelik çağrısı

YENİ Parti, 8 Kasım’da yapılacak genel başkanlık önseçiminde oy kullanmak isteyenlerin 5 Kasım’a...

1 gün önce

Bahçeli'den İsrail'de Arap partilerinin yer aldığı...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'de Arap partilerinin de yer alacağı bir hükümet...

1 gün önce