'Tango sadece bir dans değil, bir yolculuktur'
Compagnia Naturalis Labor, 26. Uluslararası Mağusa Kültür ve Sanat Festivali kapsamında 6 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.00’de Othello Kalesi’nde sahnede olacak.
Luciano Padovani ve Francesca Mosele tarafından 1988 yılında kurulan topluluk, sekiz yıldız dansçısı ve "Tango Spleen" dörtlüsünün canlı müziği eşliğinde sahneleyecekleri “Tango Gala” gösterisi öncesinde sorularımızı yanıtladı. Tangoyu yalnızca bir dans değil, hayatı ve aşkı anlatan güçlü bir sahne dili olarak tanımlayan topluluk, bu buluşmayı “duyguların bedende yeniden yazıldığı bir alan” olarak görüyor.
Tarihsel olarak göçün, limanların ve işçi sınıfının melankolisinden doğan tango, bugün çağdaş sahnelerde insan ilişkilerinin en kırılgan metaforu olarak varlığını sürdürüyor. Klasik felsefeyi çağdaş dramaturjiyle harmanlayan İtalyan Compagnia Naturalis Labor, Akdeniz’in tarihi duraklarından Othello Kalesi’nde gerçekleştireceği performans öncesinde hazırlık süreçlerini, Astor Piazzolla’nın müziğini ve tangonun toplumsal dönüşümünü gazetemize anlattı.
“İKİ KÜLTÜR ARASINDA BİR KÖPRÜ KURUYORUZ”
- Kıbrıs’taki ilk gösterinizden önce oldukça yoğun bir hazırlık sürecindesiniz. Nasıl hissediyorsunuz?
Ekibimiz için Kıbrıs’ta sahnede olmak gerçekten büyük bir heyecan ve aynı zamanda güçlü bir sorumluluk hissi yaratıyor. Kıbrıs’ın ve Türkiye’nin tango kültürüne ilgisi ve bu alandaki güçlü izleyici kitlesi bizi ayrıca motive ediyor. Bu nedenle bu buluşma bizim için yalnızca bir gösteri değil; iki farklı kültürel atmosfer arasında kurulacak bir köprü niteliğinde. Sahneye her çıktığımızda sadece bir performans değil, aynı zamanda bir paylaşım ve karşılaşma anı yaşayacağız. Ayrıca Othello Kalesi muhteşem gözüküyor.
- Tango sizin için neyi ifade ediyor?
Tango, benim için iki insan arasındaki en yoğun ve en kırılgan bağı anlatan bir sanat formu. Sadece teknik bir dans değil; müzik, beden dili ve duygunun aynı anda var olduğu çok katmanlı bir anlatım biçimi. İçinde aşkı, arzuyu, çatışmayı, bazen de sessiz bir yalnızlığı barındırır. Bu yönüyle tango, insan ilişkilerinin görünmeyen taraflarını sahneye taşıyan güçlü bir metafor haline gelir. Her adım, her duruş ve her temas aslında söylenmeyen bir cümlenin karşılığıdır.
- Tango tarihsel olarak göç, yoksulluk ve işçi sınıfı ile anılırken bugün daha çok “tutku” ile özdeşleşiyor. Bu dönüşümü nasıl yorumluyorsunuz?
Tangonun kökenine baktığımızda, gerçekten de sokakların, limanların, göçmen hikâyelerinin ve sosyal zorlukların içinden doğduğunu görürüz. Bu nedenle içinde her zaman bir melankoli ve hayatta kalma duygusu vardır. Ancak zaman içinde sahne sanatına dönüşmesiyle birlikte bu ham duygular daha estetik ve stilize bir forma evrildi. Bugün “tutku” olarak algılanması aslında bu dönüşümün doğal bir sonucu. Çünkü tango, en başından beri insan ruhunun en derin katmanlarına dokunan bir ifade biçimi olduğu için, her dönemde farklı bir duyguyla yeniden yorumlanabiliyor.

“GELENEKSEL DİLE SADIK KALIRKEN ÇAĞDAŞ ÖĞELERDEN YARARLANIYORUZ”
- Koreografilerinizde hangi unsurlar öne çıkıyor?
Çalışmalarımda en temel çıkış noktam her zaman müziktir. Müzik, koreografinin omurgasını oluşturur. Tango Gala özelinde ise hem müzik seçimi hem de dansçıların bireysel karakterleri belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Her dansçının sahneye taşıdığı kişisel enerji, koreografinin genel yapısını doğrudan etkiliyor. Tangonun en güçlü yanlarından biri de budur: Aynı koreografi, farklı dansçılarla tamamen farklı bir hikâyeye dönüşebilir. Bu nedenle her performans aslında yeniden yazılan bir anlatıdır.
- Sahne üzerinde çağdaş bir yorum var mı?
Evet, bu projede geleneksel tango diline sadık kalırken aynı zamanda çağdaş dans ve teatral öğelerle sahne anlatımını genişletiyoruz. Amacımız tangonun özünü bozmadan, onu günümüz seyircisinin algı dünyasıyla daha güçlü bir bağ kurabilecek hale getirmek. Işık tasarımı, sahne dramaturjisi ve beden kullanımı üzerinden daha çağdaş bir anlatım dili oluşturuyoruz. Böylece tango hem köklerine bağlı kalıyor hem de bugünün sahne sanatlarıyla diyalog kurabiliyor.
- Piazzolla’nın müziği sizin için ne ifade ediyor?
Astor Piazzolla, tango tarihindeki en önemli kırılma noktalarından birini temsil ediyor. Onun müziği, tangoyu sadece dans edilen bir form olmaktan çıkarıp, derin bir konser müziği ve dramatik anlatım alanına taşıdı. Piazzolla sayesinde tango, uluslararası sahnede çok daha geniş bir kabul gördü. Benim için onun müziği hem duygusal hem de yapısal olarak koreografiye ilham veren çok güçlü bir referans noktası. Her dinleyişte farklı bir dramatik katman açığa çıkıyor.
- Kıbrıs seyircisine mesajınız nedir?
Kıbrıs seyircisine en temel mesajım şu olur: Tango sadece bir dans değil, bir yolculuktur. Seyirciyi Buenos Aires’in sokaklarına, milonga salonlarının atmosferine ve insan ruhunun en iç katmanlarına taşıyan bir hikâye anlatır. Biz de bu hikâyeyi sahnede birlikte kuracağız. İzleyiciyi sadece izleyen değil, bu duygusal akışın bir parçası haline gelmeye davet ediyoruz. Tüm Kıbrıs halkını bu ortak deneyimi paylaşmaya içtenlikle bekliyoruz.
cumhuriyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Sığacık'tan Dünya sahnesine uzanan başarı
Uluslararası dans organizasyonlarında elde ettikleri başarılarla Seferihisar’ın gururu olan...
Bornova’da dans dolu iki gün
Bornova Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 12. Elada Dans Festivali, Ayfer Feray Açıkhava...
Dikili’de 7’den 70’e dans şöleni: Başkan Kırgöz’den yeni...
Dikili Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen 29 Nisan Dünya Dans Günü etkinlikleri,...
KÜLTÜR-SANAT Haberleri
TümüABD'den İranlı Yetkililere BM Genel Kurulu İçin Vize Onayı
Amerika Birleşik Devletleri, Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulu'na katılacak olan İran...
Don Kişot Müzikali Yeni Sezonda 5 Şehirde Sahnelenecek
Miguel de Cervantes'in klasik eseri Don Kişot'tan uyarlanan ödüllü müzikal, yeni sanat sezonunda...
Özgür Eryılmaz'ın 'Eş Zaman İnsan' Resim Sergisi Açıldı
Ressam Özgür Eryılmaz'ın insan ve zaman ilişkisini ele aldığı "Eş Zaman İnsan" başlıklı kişisel...
Usta Oyuncu Münir Canar Hayatını Kaybetti
Türk tiyatrosu ve sinemasının usta ismi Münir Canar yaşamını yitirdi. Devlet Tiyatroları emekli...
Tarık Akan Vefatının 10. Yılında Özel Etkinliklerle Anılıyor
Türk sinemasının usta sanatçısı Tarık Akan, vefatının 10. yıl dönümünde düzenlenen çeşitli...
İzmir'in 700 yıllık köyü dünya sahnesinde!
Barbaros, "En İyi Turizm Köyü" seçildi
Teoman Madra’nın Ayvalık Yılları Orhan Peker’de Yeniden...
Ayvalık, sanat dünyasında önemli bir yere sahip Teoman Madra’nın eserleriyle bir kez daha...
İzmir’in nadir eserleri ilk kez gün yüzüne çıkıyor
İzmir’in nadir eserleri, ilk kez kapsamlı bir sergiyle ziyaretçilerle buluşuyor.
Russell Crowe Venedik Film Festivali'nde Kırmızı Halıda...
Oscar ödüllü ünlü aktör Russell Crowe, Venedik Film Festivali'nde kırmızı halıya çıkarak...
Celine Dion Paris 2024 Olimpiyatları ile Sahnelere...
Katı Kişi Sendromu teşhisi sonrası ilk kez sahne alan dünyaca ünlü sanatçı Celine Dion, Paris...
Gülsen Tuncer'in Sağlık Durumu Belli Oldu: Arsen...
Aşk-ı Memnu dizisinde canlandırdığı Arsen Hanım karakteriyle hafızalara kazınan usta oyuncu...
Yasemin Güzel Kaya “Renklere Açılan Kapı”yı imzalayacak
Çocuk kitapları yazarı, eğitmen Yasemin Güzel Kaya’nın kaleme aldığı “Renklere Açılan Kapı” adlı...