BIST 100 11.023,55 %0,56 Altın 6.321,98 ₺/gr %0,28 Bitcoin $77.590 %0,67 Dolar 50,00 ₺ %0,05 Euro 56,02 ₺ %0,06 Sterlin 67,15 ₺ %0,11 Gümüş 79,98 ₺/gr %1,43 Ethereum $2.294,57 %1,66 İsviçre Frangı 60,94 ₺ %0,26 Kanada Doları 35,74 ₺ %0,05 Avustralya Doları 34,86 ₺ %0,32 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 13,32 ₺ %0,04 BAE Dirhemi 13,61 ₺ %0,05 Rus Rublesi 0,61 ₺ %0,51 Çin Yuanı 7,50 ₺ %0,28
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa POLİTİKA Devlet Bahçeli'den 'içeriden büyüyen tereddüt' çıkışı

Devlet Bahçeli'den 'içeriden büyüyen tereddüt' çıkışı

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

0Yorumlar
Devlet Bahçeli'den 'içeriden büyüyen tereddüt' çıkışı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

Değerli milletvekillerim, hanımefendiler, beyefendiler, basınımızın kıymetli temsilcileri, sözlerimin hemen başında hepinizi en derin kardeşlik duygularımla, hürmetle, muhabbetle ve hasretle selamlıyorum. Cenab-ı Allah'tan hayırlarla, bereketle, sıhhatle, metanetle ve huzurla dolu bir hafta geçirmenizi niyaz ediyorum. Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya mecraları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda onurlu bir hayatın, asil bir yürüyüşün, sabırlı bir varoluşun mücadelesini veren bütün kardeşlerimize en iyi dileklerimi iletiyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantımız vesilesiyle bir kez daha siz kıymetli dava arkadaşlarımla aynı çatı altında bulunmaktan bahtiyar olduğumu ifade ediyor, her birinizi gönülden selamlıyorum.

'DÜNYA BİR İMTİHANDAN GEÇMEKTEDİR'

Dünya sıkıntılı bir imtihandan geçmektedir. Küresel sistemin sütunlarında çatlaklar belirginleşmekte, jeopolitik zemin kaymakta, ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir. Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine zorlanmaktadır. Haritalar yerinde dursa bile anlamlar yer değiştirmektedir. Sınırlar sabit görünse bile tehditlerin mahiyeti değişmektedir. İşte böylesi zamanlarda millet olmanın manası da daha da derinleşir. İşte böylesi zamanlarda birbirimize daha sıkı sarılmak tarihi bir zaruret halini alır. İşte böylesi zamanlarda ayrılığı büyüten her dil, gevşekliği çoğaltan her tavır, hafızayı aşındıran her müdahale geleceğe kurulmuş bir tuzak olarak karşımıza çıkar. Onun içindir ki bizler bugünlerde yalnız bugünü konuşamayız. Maziyi de konuşmak zorundayız. İstikbali de konuşmak zorundayız. Yalnız hadiseleri sıralamakla yetinemeyiz. O hadiselerin hangi devlet aklı içinde anlam kazandığını, hangi millet vicdanında yer ettiğini, hangi tarihi yürüyüşün parçası olduğunu da izah etmek mecburiyetindeyiz.

'3 MAYIS GÖNÜLLERDE SÖNMEYEN BİR MEŞALEDİR'

Önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevki, mücadele hafızasında müstesna bir merhale, gönüllerde ise sönmeyen bir meşaledir. Türk milletine mensubiyet duygusunun ne kadar derin, ülküyle aydınlanan zihinlerin ne kadar diri, dava uğruna ölümü göze almış yüreklerin ne kadar dayanıklı olduğu 3 Mayıs'ın çilesinde, 3 Mayıs'ın iradesinde, 3 Mayıs'ın mertliğinde açıkça görülmüştür. O gün ayağa kalkanlar yalnız bir itiraz yükseltmediler. Aynı zamanda Türk milliyetçiliğinin hangi ruha, hangi ahlaka, hangi sadakate dayandığını da tarihe kazıdılar.

'MİLLET AYNI HUDUTLAR İÇİNDE YAŞAYAN KALABALIKLAR DEĞİLDİR'

Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir sözü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün millet tasavvurunu en vecih şekilde ortaya koyan tariflerden biridir. Millet, yalnızca aynı hudutlar içinde yaşayan insanların toplamı olarak anlaşılmamalıdır. Millet, aynı kaderi yüklenmiş, aynı vatanda yan yana durmayı tarih önünde iradeye dönüştürmüş, zaman içinde birbirinin acısına alışmış, sevincine iştirak etmiş, hafızasını müşterek hatıralarla beslemiş, beşerî ve siyasi bir terkiptir.

'MİLLET BÜYÜK BİR KADER ORTAKLIĞIDIR'

Millet, aynı göğe bakan, aynı toprağa emek veren, aynı bayrak altında vakar bulan, cenazede omuz omuza yürüyen, düğünde aynı sevinçle ayağa kalkan, tasada ve kıvançta birbirine yönelen büyük bir kader ortaklığıdır. Bir sazın telinde içi titreyen merhum Neşet Ertaş'ın “Kalpten kalbe bir yol vardır” deyişinde ifadesini bulan o görünmez muhabbet hattını hisseden, gönülden gönüle kurulan bağı kültür köprüsüne, vicdan hattına ve sadakat zeminine dönüştüren topluluğun adıdır millet. Merhum Barış Manço'nun “Buyurun dostlar buyurun” çağrısında yankılanan dostluk, paylaşma ve muhabbet duygusuyla birbirine yer açabilen, çoğalabilen ve kaynaşabilen büyük bir sentezdir millet. Çünkü millet dediğimiz hakikat sadece acıyla tahkim olunmaz, sevinci paylaşma ahlakıyla da olgunlaşır. Millet yasla yoğurulur, neşeyle tamamlanır. Hatıra ile kök salar, ülkü ile yükselir. Millet olmak, beraber yaşama arzusunun ötesinde beraber yürüme ahdidir. Beraber yürümenin üstünde ise beraberce tarih yapmak kudretidir. İşte 3 Mayıs'ı anlamlı, müstesna ve tarihi kılan esas ruh da burada saklıdır. 3 Mayıs, ülküleşmiş bir iradenin, şahsiyet kazanmış bir dava ahlakının tarih içinde görünür hale geldiği kutlu bir yolun kanla yıkanmış taşlarıdır.

'TÜRK KİMLİĞİNİ EZDİRMEMEK İÇİN TEK YÜREK OLMUŞTUR'

1944 yılının buhranlı ve karanlık ikliminde dünyanın üzerine savaşın sinsi sinsi gölgesi düşmüştü. Her renk ve her çeşitten millet yol ayrımlarında savruluyor, her devlet kendi istikametini koruyacak direnci arıyordu. İkinci Dünya Savaşı'nın sonuna yaklaşıldığı o günlerde Türkiye, çok yönlü baskıların, ideolojik gerilimlerin, yön tayinli buhranların ve siyasi sancıların tam ortasında ağır bir tehdit altındaydı. Böylesi bir dönemde komünizm tehlikesinin kapımıza dayandığını gösterip devrin başbakanını açıkça uyaran mektuplarla başlayan süreç, 3 Mayıs'ta mahkeme salonlarına taşınmıştır. Türk milliyetçiliğini yargılamaya cüret edenlere karşı mahkeme salonlarına sığmayan, Sovyet emperyalizmi karşısında boyun eğmeyen bir irade milletimizin sinesinde yer bulmuştur. Ankara Adliyesini dolduran Türk gençliği, Türk kimliğini sosyalizme ezdirmemek, İslam'ı komünizme çiğnetmemek için tek yürek olmuştur. Milli bir ruhun önderliğinde başlayan protestolar, vatan için çarpan yürekleri söndürmek isteyenlerin üzerine kabus gibi çökmüştür. Merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş, Hüseyin Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Orhan Şahik Gökyay, Nejdet Sancar, Reha Oğuz Türkkan, Fethi Tevetoğlu, Cemal Oğuz Öcal ve nice Türk milliyetçisinin vatan ve millet sevdası yargılanmıştır.

'TEHDİT VARDI, TEREDDÜT YOKTU'

İnsan onurunun derinden yaralandığı, insan haklarının esamesinin okunmadığı, hukuk devleti ilkesinin hiçe sayıldığı, ceza muhakemesinin esaslarının çiğnendiği bu soruşturma süreci tarihimize kara bir facia olarak kazınmıştır. Vicdanı hür, zihni pür, alnı pak Türk gençleri, “tabutluk” adı verilen dar ve bunaltıcı hücrelere kapatılmıştır. Türk milliyetçileri açlıkla, susuzlukla, yalnızlıkla işkenceye, hizaya çekilmek istenmiştir. Türk milliyetçileri, suyu akmayan, hastalıkların kol gezdiği dört duvar arasında dize getirilmek istenmiştir. Fakat biliyoruz ki o tabutluklarda tahakküm vardı, teslimiyet yoktu. Tehdit vardı, tereddüt yoktu. Tahrik vardı, taviz yoktu. Bedel vardı, dönüş yoktu. Baş vermek vardı, baş eğmek yoktu. Merhum Hüseyin Nihal Atsız, çağ aşan bir seslenişle şöyle haykırıyordu. "Delinse yer, gökse gök, yansa kül olsa dört yan, yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan. Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan, ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz." İşte bu haykırış, Türk milliyetçilerinin çileyle yoğrulmuş, imtihanlarla sınanmış karakterleridir. Zulümlere aldırış etmeyen, fikrini mahkûm etmeyen yiğitlerin hikâyesidir. Demir parmaklıkları kırıp geçen, tabutluklara sığmayan yağızların sesidir. Budandıkça serpilen, bilendikçe keskinleşen dava adamlarının destanıdır. Çünkü Türk milliyetçiliği geçici heveslerin değil, ülküye adanmışların davasıdır. Türk milliyetçiliği, günü kurtarmaya memur dar kadroların değil, asırları inşa etmeye namzet olan insanların mirasıdır. Tarihine yaslanan, töresiyle yaşayan, terbiyesini köklerinde bulanların yegâne sancağıdır.

'3 MAYIS ŞAHSİYET VE AİDİYET İRADESİNİN TARİHİ İLANIDIR'

İşte bu nedenle 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin şerefli bir hatırası olmanın da üstünde bir manaya sahiptir. 3 Mayıs, Milliyetçi Hareket Partisi'ni bugüne taşıyan iradenin hangi ateşlerle sınandığının, hangi zincirlerle kuşatıldığının, hangi tertiplerle yolundan koparılmak istendiğinin başlıca timsalidir. 3 Mayıs, millet şuurunun taviz kabul etmeyen bir iradeye dönüşmesidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin yalnız bir fikir cereyanı olarak kalmayıp, bir ahlak, bir şahsiyet, bir mücadele disiplini halinde tecelli etmesidir. 3 Mayıs, devrin karanlığı karşısında sinmeyenlerin, tehdit karşısında eğilmeyenlerin, baskı karşısında susmayanların vakur duruşudur. 3 Mayıs, Türk milletinin kendi kimliğine, kendi tarihine, kendi istikbaline ve kendi manevi, millî varlığına sahip çıkma iradesinin billurlaşmış halidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin Türk gençliğinin omuzlarında yükseldiği gündür. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin karakter mayasıdır. 3 Mayıs, şahsiyet ve aidiyet iradesinin tarihi ilanıdır.

MHP, MAYASI BOZULMAMIŞLARIN SON SIĞINAĞIDIR'

Milliyetçi Hareket Partisi devletin ve milletin varlığında kendi varlığını eritenlerin burcudur. Milliyetçi Hareket Partisi mayası bozulmamışların, tuzu kokmamışların, çizgisi eğrilmemişlerin, hedeften sapmamışların, son sığınağıdır. Bu dava hatırlayanların değil taşıyanların davasıdır.Dün Türklüğü ve Türk milliyetçiliğini mahkûm etmeye kalkışanlarla bugün Milliyetçi Hareket Partisi'ne saldıranlar aynı habasetin, aynı husumetin, aynı hesaplaşma hırsının peşindedir. Sonuç yine değişmeyecektir. Çünkü bu hareketin kökleri Türk'ün binlerce yıllık ülküsündedir. Bu hareketin mazisi ülkücü şehitlerimizin aziz hatıralarıyla yazılmıştır. Bu hareketin dayanağı büyük Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi ayaktaysa Türk milletinin geçmişi çiğnenemeyecek, şehidin kanıyla suladığı toprak kirletilemeyecek, bayrak indirilemeyecek, ezan susturulamayacaktır. Dava yalnız yürekte taşınarak yaşamaz, hayata geçirilerek yaşar.

"BÜYÜK DAVALAR İÇERİDE BÜYÜYEN TEREDDÜTLERLE DE SINANIR"

Milletle ve devletle buluşmayan bir iddia tarihte kök salamaz. Bu sebepledir ki Türk milliyetçiliği bir nizam arayışıdır. Bir devlet tasavvurudur. Bir medeniyet iddiasıdır. Bugün aynı ülkeye gönül vermiş kimi dava arkadaşlarımızın farklı mecralara savrulmuş olması, davanın yükünün ne kadar ağır olduğunu göstermektedir. Büyük davalar sadece dışarıdan gelen saldırılarla sınanmaz, içeride büyüyen tereddütlerle de sınanır. Ancak bilinmelidir ki milliyetçilik aynı ülküye, aynı istikamete, aynı kader duygusuna tutunarak güç kazanır. Türk milliyetçiliğini geçmişe hapsetmeye çalışanlarla onu hamasi sloganlarla indirgeyenler aynı yanlışa düşmektedir. Çünkü milliyetçilik, bir milletin hafızasını, haysiyetini ve kendi kaderini tayin hakkını aynı çizgide buluşturan yüksek bir farkındalık halidir.

Cumhuriyet



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

POLİTİKA Haberleri

Tümü

Özgür Özel’den Emir Sarıgül’ün para iddiasına ilk yanıt

Özgür Özel, Emir Sarıgül’ün babasının kendisine 350 bin dolar verdiği iddiasını reddederek atkı...

16 saat önce

Mustafa Savaş: AK Parti’nin hizmet yolculuğu sürüyor

AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş, 3 Kasım 2002’nin yıl dönümünde yayımladığı mesajda 24...

19 saat önce

MHP Manisa’dan Soma ve Kırkağaç çıkarması! Terörsüz...

MHP Manisa İl Başkanı Nurullah Savaş, MYK Üyesi Ali Uçak ve beraberindeki heyet, Soma ve...

20 saat önce

CHP’li Kılıç’tan gaziler ve şehit yakınları için önerge

CHP’li Sevda Erdan Kılıç, vazife malulleri ve şehit yakınlarının sosyal haklara erişimindeki...

21 saat önce

Ankette YENİ Parti'nin oy oranı 14,20 puan düştü

Metropoll Araştırma'nın temmuz ve ekim verilerinde YENİ Parti'nin oy oranı 14,20 puan gerilerken...

21 saat önce

Eyyüp Kadir İnan'dan 2028 seçimleri için mesaj

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, 3 Kasım'ın 24. yıl dönümünde...

21 saat önce

YENİ Parti İzmir’de ön seçim maratonu sona eriyor

YENİ Parti İzmir İl Örgütü, genel başkan adaylığı ön seçimini 8 Kasım Pazar günü yapacak; büyük...

1 gün önce

Mustafa Sarıgül YENİ Parti'den istifa etti

Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, hakkında yürütülen soruşturma sonuçlanıncaya kadar YENİ...

4 gün önce

YENİ Parti kurultayı 14-15 Kasım’da yapılacak

YENİ Parti’nin kurultayı 14-15 Kasım’da Ankara Arena’da yapılacak, genel başkanlık ön seçimi ise...

6 gün önce

AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı’dan 29 Ekim mesajı

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajında Cumhuriyet’in 103....

6 gün önce

Okan Müderrisoğlu’ndan fon krizinin AK Parti’ye etkisi...

AK Parti tabanında fon krizi tartışması sürüyor. Okan Müderrisoğlu, anlık anketlerin oy kaybına...

6 gün önce

Sarıgül’den soruşturma tamamlanana kadar YENİ Parti...

Mustafa Sarıgül, kendisi ve ailesi hakkındaki soruşturma sonuçlanana kadar YENİ Parti üyeliğinin...

6 gün önce