BIST 100 11.478,13 %4,12 Altın 6.535,71 ₺/gr %3,68 Bitcoin - %2,84 Dolar 50,02 ₺ %0,04 Euro 56,23 ₺ %0,38 Sterlin 67,44 ₺ %0,48 Gümüş 84,05 ₺/gr %0,00 Ethereum $2.421,60 %5,71 İsviçre Frangı 61,25 ₺ %0,54 Kanada Doları 35,83 ₺ %0,37 Avustralya Doları 35,06 ₺ %0,66 Suudi Riyali 13,33 ₺ %0,05 BAE Dirhemi 13,62 ₺ %0,04 Rus Rublesi 0,61 ₺ %0,49 Çin Yuanı 7,49 ₺ %0,03
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa POLİTİKA Soyer'den 162 günlük cezaevi notları: 'Hasret 5 Ocak'ta b...

Soyer'den 162 günlük cezaevi notları: 'Hasret 5 Ocak'ta bitecek'

İzmir'de 157 kişinin gözaltına alındığı kooperatif soruşturmasına ilişkin davada tutukluluğuna devam kararı verilen önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, cezaevinde geçirdiği 162 günü anlattığı kapsamlı bir mektup paylaştı.

0Yorumlar
Soyer'den 162 günlük cezaevi notları: 'Hasret 5 Ocak'ta bitecek'

Şakran’da görülen son duruşmada eski Genel Sekreter Barış Karcı’nın tahliye edildiğini hatırlatan Soyer, yalnızca kendisi ve Heval Savaş Kaya’nın tutuklu yargılandığını vurguladı. Cezaevi koşullarından kişisel deneyimlerine, dayanma yöntemlerinden umut mesajına kadar pek çok ayrıntı paylaşan Soyer, “Yeni yılda yeni umutlarla… Hasret bitecek” ifadeleriyle dikkat çekti.Soyer şu ifadelere yer verdi;Değerli dostlar,
9 Aralık Salı günü, tutukluluğumuz 162. Gününde ikinci kez, Şakran’da duruşmadaydık. İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreteri sevgili Barış Karcı tahliye oldu. 157 kişinin gözaltına alınmasıyla başlayan süreçte sadece Heval Savaş Kaya ve ben içeride kaldık. Zahmet edip gelen, yanımızda olan tüm dostlara çok teşekkür ediyorum. Barış Karcı için çok mutlu olduk. Duruşmanın ertelendiği 5 Ocak’ta aynı mutluluğu bizim de yaşayacağımıza inanıyorum.
Bugün, 162 gün boyunca cezaevinde yaşadıklarımdan bazı kesitleri sizinle paylaşacağım.1 Temmuz 2025 Salı günü sabaha karşı evlerimizden alınmıştık. 3 gece gündüz beton üstüne, güneş görmeden kabus gibi geçen 4 günlük gözaltının ardından tutuklandık. Cuma akşamı verilen tutukluluk kararını mahkemeden önce basından duyduk. 4 Temmuz Cuma gece yarısı Buca Kırklar’da F tipi cezaevine getirildik. Önümüzdeki günlerin bilinmezliğiyle gözaltı sürecindeki çantamla hücreme yerleştim. İçeride sabit bir demir karyola, bir yatak ve temiz bir nevresim takımı vardı. Uykusuz ve berbat geçen 4 günden sonra deliksiz bir uyku beni bekliyordu.Ertesi sabah uyandığımda hafta sonu olduğu için İdari kadro yoktu. Sorduğum tüm sorulara herkes pazartesi öğrenirsiniz diyordu. Hiç kolumdan çıkarmadığım saatim gözaltındayken alındığı için o iki gün büyük bir boşluğa düşmüş gibiyim. Saatsiz hayat benim için nasıl aktığı bilinmez bir belirsizliğe dönüştü. Her gelen infaz memuruna saati soruyordum. Çok sıkıntılı geçen 2 gün sonunda nihayet pazartesi oldu.Bir kantin listesi ve haftalık 3.500 tl harcama limitim olduğunu öğrendim. Her pazartesi sabah kantin listesi veriliyor ve aynı gün siparişler teslim ediliyordu. Kantin listesi dediğim tek sayfa bir şey değil, 15-20 sayfalık bir kitapçık. İlk hazırladığım listede birçok eksik vardı, sonraları alıştım. Burada bir süre sonra kantin listesini ezberliyorsunuz ve dilekçe yazmak günlük rutininiz haline geliyor.Cezaevlerinin kendilerine özgü kuralları ve sıkı bir düzeni var. İlk başta hiç alışamam diyeceğiniz şeyler zamanla rutininiz haline geliyor ve insanın en büyük özelliği olan “alışmak ve adapte olmak” sizi kısa sürede bunlarla uyumlandırıyor.Mesela cezaevinde bazı renkler yasaklı, kıyafetleriniz o renk olamıyor. Cezaevine infaz koruma memurları ve asker üniformaları ile karıştırılmayacak renkte giysilere izin veriliyor sadece. O nedenle haki ve lacivert kıyafet girişi yok. Üzeri yazılı kıyafetler de yasak. Bu süreçte birçok kıyafetimin bu kurallara uymadığını fark ettik. İlk gün teslim edilen kıyafetlerin bana ulaşması da açık görüş haftası olması dolayısıyla uzunca bir zaman aldı. Bir de genel kıyafet kotası var, 30 parça üzerine çıkamıyorsunuz. Terlik benim için çok önemliydi, neyse ki bir terlik hakkım vardı.İlk hafta spor yapmak için mat istedim, mat alınmadığı söylendi. Kantin listesine baktık kantin listesinde de yoktu, mat olmadan da sporumu yapmaya devam ettim. Burada yasaklı olan şeylerin birçoğu, bazılarımızın aklına gelmeyecek olsa da; insanın kendine zarar verebileceği veya bunları kullanarak kaçabileceği ihtimaline dayanıyor. Örneğin çamaşır ipi… çamaşır ipiniz kopmadan ve mevcudu teslim etmeden ikincisini alamıyorsunuz. Zaten her şeyin bir kotası var. Kitap kotası ise 20. 20 kitaptan fazlasını hücrede bulunduramıyorsunuz.İçeriği girdiğim günden itibaren spor yapmak, okumak, yazmak bana en iyi gelen şeyler oldu. 162 günde 64 kitap ve yüzlerce makale okudum. Bir dakikayı bile boşa geçirmemeye çalıştım. Cezaevlerinde kendi defteriniz veya kaleminiz de olamıyor elbette. Her şey gibi onları da kantinden almak zorundasınız. İlk kantin listemle defter ve kalemlerime ulaştığımda çok rahatladım. Hemen yazmaya başladım.Ancak hücremdeki plastik masa üzerindeki muşamba sürekli koluma yapışıyordu. Kabus gibi başlayan cehennem sıcaklarında sürekli olarak başımdan aşağı akan ter kollarımı da ıslatıyor, muşamba da masaya yapıştırıyordu. Bir türlü rahatça yazamıyordum. Öncelikle ailem masa örtüsü teslim etmek istedi, alamayacaklarını söylediler. Sonraki hafta kantin listesinin her satırına baktım, masa örtüsü yoktu.Sonunda bir dilekçe yazdım; “masa örtüsünün kantin listesine eklenmesini” talep ettim.  
Bunun üzerine Kurul toplandı, müdürler görüştü, aradan haftalar geçti. Bir gün infaz memuru kantin alışverişim içinde bana bir masa örtüsü getirdi. Mavi çiçekli desenli bir masa örtüsü. Talebim kabul olmuştu artık herkes masa örtüsü sipariş edebilecekti. O masa örtüsü benim için dünyadaki en güzel masa örtüsüydü. Tüm hücrem renklenmiş, güzelleşmişti. Hücremin ruhsuz görüntüsü yok olmuş, tüm mekan adeta bir yuvaya dönüşmüştü. O gün masamda yazarken yaşadığım mutluluğu anlatamam.Haftalar sonra kızım heyecanla yine avukat görüşüne gelip dünkü filmi izlediklerini söyledi. Ben TRT2 21:30 filmlerini izlediğim için onlar da evde saat 21:30 olduğunda TRT2 açıyorlar, birlikte aynı filmi izliyorduk. Birçoğu onlara sıkıcı gelse de o gün izledikleri filmi çok beğenmişler çünkü film Nelson Mandela’nın hayatını anlatıyordu. Hayatı cezaevlerinde geçmiş büyük bir devrimci olan Mandela da bir pantolon için haftalarca uğraşmış. Dilekçeler yazmış. Sonunda ona ve arkadaşlarına pantolonların geldiği an yaşadığı mutluluğu benim masa örtüsü hikayemdeki mutluluğuma benzetmişler. Çok haklılardı. O masa örtüsü de bana umut ve yaşam mutluluğu getirmişti.Burada küçük şeyler büyük mutluluklar yaratabiliyor. İnsan her şeyi varken unutuyor küçük şeylerin değerini. Cezaevi bütün mahrumiyetleriyle beraber aslında bir okul. Hayatta en az şeyle mutlu olma sanatıyla sınanıyorsunuz. Azla mutlu olmayı öğrenemezseniz hem içerideki hayatınız zehir oluyor, hem de dışarı çıktığınızda her şeyiniz olsa da mutlu olunamayacağını anlıyorsunuz. Böylece hayatta mutlu olmanın çok önemli bir sırrını çözmüş oluyorsunuz.5 Ocak’ta, duruşma sonrasında “yıldızlı pekiyi” olmasa da sınıfı başarıyla geçmiş olacağımı tahmin ediyorum. Mezun olurken, müfredatı kolaylaştıran tüm infaz memurlarına ve cezaevi yönetimine teşekkür edeceğim. Onlar ki; onur kırıcı, incitici bir davranışlarıyla karşılaşsam içine düşeceğim çaresizliği hiç yaşatmadılar.Yeni öğrendiklerimin ışığında yeni bir yıl başlayacak. Hasret bitecek. 
Yaşadığımdan çok daha az kalan hayatımın son baharında; iyinin, güzelin ve doğrunun değerini daha çok bilecek; yalanla, yanlışla ve kötüyle daha dirençli ve kararlı mücadele edeceğim.Kaderimin; memleketimin istikbalinden bağımsız olmayacağının bilinciyle, aydınlık bir gelecek için şimdiden daha umutluyum.Yeni yılda yeni umutlarla,
Sağlıcakla kalın..!
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63
Buca – Kırıklar
12.12.2025



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

POLİTİKA Haberleri

Tümü

CHP Gaziemir’den Belediye Yönetimine Sert Tepki: “Halkın...

Demirsoy, belediye yönetimine yönelik eleştirilerde bulunarak demokratik temsil, siyasi etik ve...

3 saat önce

MHP Manisa teşkilatından birlik ve beraberlik buluşması!...

Milliyetçi Hareket Partisi Manisa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen istişare toplantısında...

10 saat önce

AK Partili vekil Kırkpınar’dan mesaj: Türkiye’nin önü açık!

AK Parti İzmir Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Yaşar Kırkpınar, Sanayi ve...

10 saat önce

Milas Belediye Başkan Vekili Barbaros Gezgin oldu

Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz'un tutuklanmasının ardından yapılan seçimde YENİ Partili...

12 saat önce

Özgür Özel’den Emir Sarıgül’ün para iddiasına ilk yanıt

Özgür Özel, Emir Sarıgül’ün babasının kendisine 350 bin dolar verdiği iddiasını reddederek atkı...

1 gün önce

Mustafa Savaş: AK Parti’nin hizmet yolculuğu sürüyor

AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş, 3 Kasım 2002’nin yıl dönümünde yayımladığı mesajda 24...

1 gün önce

MHP Manisa’dan Soma ve Kırkağaç çıkarması! Terörsüz...

MHP Manisa İl Başkanı Nurullah Savaş, MYK Üyesi Ali Uçak ve beraberindeki heyet, Soma ve...

1 gün önce

CHP’li Kılıç’tan gaziler ve şehit yakınları için önerge

CHP’li Sevda Erdan Kılıç, vazife malulleri ve şehit yakınlarının sosyal haklara erişimindeki...

1 gün önce

Ankette YENİ Parti'nin oy oranı 14,20 puan düştü

Metropoll Araştırma'nın temmuz ve ekim verilerinde YENİ Parti'nin oy oranı 14,20 puan gerilerken...

1 gün önce

Eyyüp Kadir İnan'dan 2028 seçimleri için mesaj

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, 3 Kasım'ın 24. yıl dönümünde...

1 gün önce

YENİ Parti İzmir’de ön seçim maratonu sona eriyor

YENİ Parti İzmir İl Örgütü, genel başkan adaylığı ön seçimini 8 Kasım Pazar günü yapacak; büyük...

2 gün önce

Mustafa Sarıgül YENİ Parti'den istifa etti

Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, hakkında yürütülen soruşturma sonuçlanıncaya kadar YENİ...

5 gün önce