Erdoğan: Rejim şubat ayı içinde çekilmezse ..
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, AKP Meclis grup toplantısında yaptığı açıklamada, "Rejim şubat ayı içinde o noktalardan çekilmezse Türkiye gereğini bizzat yapacak" diye konuştu.
AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir gün gecikmeyle partisinin grup toplantısını gerçekleştirdi.
AKP Meclis grup toplantısında konuşan Erdoğan, "Suriye'de anlaşmalara uyulmuyor. İdlib'deki saldırı Türkiye açısından Suriye'de yeni bir dönemin miladıdır" dedi.
Suriye ordusunun bu ay gözlem noktalarından çekilmesini isteyen Erdoğan, "İdlib'de rejimin gözlem noktalarımızın gerisine çekilmesini dün akşam Sayı Putin'e ifade ettim. Şu anda iki gözlem noktamız rejimin gerisinde kalmıştır. Şubat ayı sonuna kadar geri çekilmelerin tamamlanmasını umuyoruz. Rejim bu sürede geri çekilmezse Türkiye bu işi bizzat yapmak mecburiyetinde kalacaktır." ifadelerini kullandı.
İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:
Önceki gün İdlib’de uğradıkları alçak saldırı sonucu şehit olan askeri ve sivil personelimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
Suriye konusunda izleyeceğimiz stratejiyi paylaşmak istiyorum.
Türkiye’nin Suriye’deki varlığı basit çıkar hesapları sonucu ortaya çıkmış değildir.
Yıllarca sabrettik. Suriye halkına desteğimizi hep sınırlarımızın bu tarafında verdik.
ADANA MUTABAKATI ANLAŞMASININ GEREĞİ ORADAYIZ
2015 yılından itibaren Suriye’deki kriz tamamen kontrolden çıktı. Rejim ve terör örgütlerinin sınırlarımızı taciz etmeye başladığı bir noktaya ulaştı.
Rusya ile yaşadığımız ve provokasyon olarak kabul ettiğimiz FETÖ’nün doğrudan içinde olduğu uçak krizi Suriye krizini daha da içinden çıkılmaz hale getirdi.
Suriye hükümetiyle 1998’de imzaladığımız Adana mutabakatı Türkiye’ye Suriye topraklarında operasyon yürütme hakkı tanıyor.
Bu çerçevede ilk olarak 2016 Ağustos'unda Fırat Kalkanı harekatını başlattık. 3 bin DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirerek Cerablus ve El Bab’ı temizledik.
Bizim elimizde kapı gibi Adana Mutabakatı anlaşması var ve biz bu anlaşmanın gereği oradayız. Fırat Kalkanı harekatı DEAŞ’a karşı yapılan tek ciddi operasyondur.
DÜNYA VAHŞETE SESSİZ KALDI
Suriye rejimi ağır bir yıkımın ardından Halep’i ele geçirmekle meşguldü.
2017 yılında Astana görüşmeleri başladı. İdlib, Humus, Hama, Lazkiye, Doğu Guta bölgelerinin çatışmasızlık alanı olması kabul edildi.
Ama bu mutabakata uymadılar. Dünya bu vahşete sessiz kaldı.
2018 yılı Ocak ayındaki Zeytindalı Harekatı ile Afrin’i de teröristlerden temizledik. Etkisiz hale getirilen terörist sayısı 4500’ü buldu.
Rusya ile Soçi’de İdlib’de gerginliği azaltma bölgesi konusunda anlaştık.
Tüm bu süreçleri ABD ile birlikte Rusya ile birlikte en üst düzeyde tesis ettiğimiz temaslarla yürüttük.
Sınırlarımızda bir terör koridoru oluşturma gayretleri hiç durmadı. Amacın bir terör örgütü eliyle Suriye’yi bölme olduğu açıktı.
Amaç petrol kuyularıydı.
Bunun üzerine 2019 yılı Ekim ayında ABD ile de gereken mutabakatı sağlayarak Barış Pınarı Harekatı'nı başlattık.
BU SALDIRI SURİYE'DE YENİ BİR DÖNEMİN MİLADIDIR
Bugün geldiğimiz noktada ne İdlib'de ne de Barış Pınarı Harekatı bölgesindeki güvenli bölge mutabakatlarının işlemediğini görüyoruz.
Suriye’de anlaşmalara uyulmuyor.
Askerlerimize yapılan saldırı Türkiye açısından Suriye’de yeni bir dönemin miladıdır. Çünkü bu askerlerimize karşı taammüden yapılmış bir saldırıdır.
Türk askerinin kanını aktığı bir yerde hiçbir şeyin eskisi gibi devam etmesine izin veremeyiz.
Taraflardan biri uymayacaksa bu mutabakatlar neden yapılıyor?
HER KİM 'TÜRKİYE'NİN SURİYE'DE NE İŞİ VAR?' DİYORSA GAFİLDİR
Rejim denilen kuklanın kendi ülkesinde herhangi bir karşılığı yokken suni solunumla yaşatıldığının farkında olmadığımız mı düşünülüyor.
Ülkemizdeki Suriyelilerin ülkelerine dönüşlerine bilinçli olarak dönmelerin engellendiğini bilmediğimiz mi sanılıyor.
Türkiye her ne yapacaksa bunu hiçbir masumun canına zarar gelmeden yapma prensibiyle hareket ediyor. Aksi takdirde zalimlerden bir farkımız kalmaz.
Medeniyetimizin ve kültürümüzün bize gösterdiği yol 'zalimin başını ezmek mazluma sahip çıkmaktır.'
Her kim “Türkiye’nin Suriye’de ne işi var?” diyorsa ya gafildir ya da taammüden bu milletin hasmıdır.
Bölgemizin güvenliği ve huzuru için çalışmayı sürdüreceğiz.
REJİM BUNU YAPMAZSA TÜRKİYE CUMHURİYETİ YAPMAK ZORUNDA KALACAKTIR
İdlib’den harekete geçen kişi sayısı 1 milyona yaklaştı. Kimsenin böyle bir yükü omuzlarımıza yükleme hakkı yoktur.
Bu çarpık fotoğrafı düzelterek İdlib halkının evinde güvenle yaşatmakta kararlıyız.
Bundan sonra mutabakat ihlallerine göz yummayacağız.
Rejimin gözlem noktası sınırlarına çekilmesini dün akşam Sayın Putin’e ifade ettim.
Şubat ayı içinde rejimin gözlem noktalarımızın gerisine çekilmesi umut ediyoruz.
Rejim bunu yapmazsa Türkiye Cumhuriyeti bu işi bizzat yapmak mecburiyetinde kalacaktır.
Rejimin ihlalleri muhalif grupların ihlallerinden kat ve kat fazladır.
'ESED KÜRTLERE PASAPORT BİLE VERMEZDİ'
Buna karşılık Suriye'de sadece Türkiye'nin varlığından rahatsızlık duyuluyor. Üstelik bunu en çok da Suriye krizinde payı olanlar gündeme getiriyor. Bu kadar Suriyeli bu ülkelere mi gidiyor? Onlara biz ev sahipliği yapıyoruz. Şimdi yaptığımız Briket Barınaklara Suriye'den gelmekte olanları yerleştirmeyi planladım. Biz dertliyiz ya. Onların böyle bir derdi yok. Onların derdi terör örgütlerini nasıl silahlandırırız? Onların düşmanları kim? Türkiye. Çünkü Türkiye onları barındırmaz orada. Rejim Kürtlerden hoşlanmazdı. Pasaport bile vermezdi onlara bu Esed. Esed aynı Esed değişen bir şey yok. Ben itiraz ederdim. İnanıyorum ki rejim de onlara oralarda yaşama hakkı tanımayacaktır. Bizim ise böyle bir derdimiz yok, bizim topraklarımız bize yeter. Ama derdimiz Suriye'ye böyle bir işgal kuvvetlerinin girmesini engellemektir. 'Ne işimiz var? diyor, Bay Kemal. Bay Kemal Misaki Milli'nin altında kimin imzası var? Önce onu bir araştır.
Türkiye'nin Suriye topraklarında kalmak gibi bir niyeti yoktur. Ne zaman yeni bir Anayasa yapılır, ülkenin başına halkın tamamını temsil eden bir yönetim gelir, terör örgütleri bölgeyi terk eder. İşte o zaman Türkiye'nin orada bir işi kalmaz. Türkiye olarak bu doğrultuda çalışmayı sürdüreceğiz.
KUDÜS MESELESİ
Kudüs davasına sahip çıktık. Amerika'nın Kudüs'ü İsrail'in başkenti tanıma kararını engelledik. Amerikan yönetimi geçen hafta bir plan açıkladı. Bu bir barış değil, işgal ve ilhak planıdır. Açıklanan planın yegane hedefi, 70 yıldır aralıksız süren İsrail'in işgal ve yıkım politikalarına meşruiyet kazandırmaktır.
Filistin toprakları 1947 öncesi neydi şimdi nasıl? Haritayı görüyorsunuz. Filistin topraklarının durumu bu. Haritayı ezberleyelim, televizyonda bizi izleyenler ezberlesin. Şu anda yapılmak istenen, Flistin topraklarının bu halini İsrail toprakları haline getirmek. Böyle bir vicdansızlık var. Şimdi bu BM'ye de gelecek. Fakat, kendileri de birbirlerine düştüler. Alma mzlumun ahını çıkar aheste aheste. 1947'de de BM'nin Taksim planı var. İsrail'e oraları vermiş. Geliyoruz, şimdi düşünülene. Bu bir işgal planıdır.

'AMERİKA, ŞAHSIMA YÖNELİK TEHDİTLER SAVURUYOR'
Şimdi buradan soruyorum. Kim bu vahşete rıza gösterebilir? Tam 70 yıldır evlerine kavuşmak için bekleyen Filistinlilerin geri dönüş hakkının olmadığını söylüyor bu plan. Trump, demek ki bu işgalcilerin arkasında duruyor. Türkiye olarak bu planı hemen reddettik. Tepkimizi açıkça ortaya koyduk. Türkiye'nin duruşu nedeniyle Arap ülkeleri de tavır değişikliğine gitti. Amerika, şu an gerek şahsıma, gerek istihbarat başkanıma yönelik tehditler savuruyor. Ne yaparsanız yapın bunu kesinlikle başaramayacaksınız. Gün Filistin davasına sahip çıkma günüdür.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
ENAG Şubat Ayı Enflasyon verilerini açıkladı
Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), 2026 Şubat ayına ilişkin E-TÜFE verilerini açıkladı.
'Türkiye rejim değişikliğine gitmiş demektir'
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasına...
‘İzmir Sofrası’na yoğun ilgi: Şubat sonuna kadar ziyaret...
Karşıyaka Belediyesi’nin “İzmir Sofrası” sergisi, gördüğü yoğun ilgi nedeniyle Şubat ayı sonuna...
POLİTİKA Haberleri
TümüAK Parti İzmir’den vefat eden dava arkadaşları için mevlit
AK Parti İzmir, vefat eden teşkilat mensupları için Mevlid-i Şerif ve Dua Programı düzenledi.
Sevda Erdan Kılıç, Cimer Başvuruları Üzerinden İktidara...
“Bu insanları bu noktaya bu iktidar getirdi; 25 yıldır sorunları görmezden geliyor, yoksulluğu...
Yeni Parti İzmir Milletvekili Deniz Yücel: “Çocuk...
YENİ Parti İzmir Milletvekili Deniz Yücel, Çocuk Koruma Kanunu'nun ikinci bölümü üzerine yaptığı...
Özel, Silivri'de konuştu
CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı...
8 kişinin tedbir kararına itirazını reddetti
CHP'nin butlan Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) tedbirli olarak ihraç talebiyle YDK’ye sevk edilen 7...
'Savunma hakkı engellenir durumda'
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri'de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin...
Özgür Özel İzmir'de halka seslendi: Yeni iktidar...
CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel kentte Küçük Menderes turuna çıktı. Özgür Özel gittiği...
Özgür Özel: Başkan Tugay'ın düşüncesine saygılıyım
CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel İzmir'de yoğun bir mesai harcadı. Şehrin farklı...
Özgür Özel'den açıklamalar: İktidara giden bir yol açacağız
CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel Beydağ'da açıklamalarda bulundu.
‘Seçmen zorunluluğu anlar’
CHP’de seçilmiş yönetimi destekleyen il başkanları, yeni parti talebinin daha çok gençlerde...
Butlan yönetiminin sözcüsü Sarı'dan 'olağan kurultay'...
Mutlak butlan' yönetiminin sözcüsü Müslim Sarı, MYK ve PM toplantılarının ardından açıklamalarda...
CHP MYK'dan Karar Çıktı: Antalya ve Kayseri İl Başkanları...
CHP'de Antalya İl Başkanı Nail Kamacı ve Kayseri İl Başkanı Ufuk Ozan Gözbaşı görevden alındı
