Kılıçdaroğlu'ndan iktidara
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulunuyor.
Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının satırbaşları şu şekilde:
Deprem olduğunda, kimliği inancı görüşü ne olursa olsun milletimiz yaraları kapatmaya gidiyorlar. Elazığ'da Malatya'da hayatını kaybedenler vatandaşlarımız için baş sağlığı diliyorum. 41 vatandaşımız hayatını kaybetti 45 vatandaşımız kurtarıldı. Can kaybının olabildiğince olmaması temennimiz
CHP'li belediyeler de deprem bölgesine büyük katkılarda bulundular. Bölgeye hem insani yardımları bölgeye taşıdılar. Sadece CHP değil, bütün belediye başkanlarımızı kutluyorum.
Bugün önemli bir dava görüşülüyor. Osman Kavala'nın adavası. Tam 813 gündür içeride. Haksızlık yapıldığını herkes biliyor. En son AİHM bu kadar olmaz dedi, bir karar verdi tahliye edilmesi gerekiyor dedi. Böyle bir adalet olabilir mi? Dolayısıyla bugün görülen davada adalet tecelli eder.
Devletle siyasi partiler arasında ilişkilerden söz edeceğim. Devlet süreklidir, bakidir, devletimizin bayrağı vatanımızın sınırları var ve bi anayasamız var. Anayasa devletin omurgasını belirliyor. Yasama yürütme yargı organını belirliyor. Ama devleti yönetmek üzere siyasi partilere halk yetki verir. Dolayısıyla kayıtsız şartsız egemen milletinse, o zaman demokrasiyi güçlendirmek bu bağlamda devleti topluma hizmet eder hale getirmek gerekiyor. Bizim ülkemizin güzel insanları var, bizim üğlkemiz dünya coğrafyasında en güzel yerde. Karadeniz Akdeniz, MArmara... Yaşaman deprem dolayısıyla farklı görüşlerde insalarla, siyasi partilerle güzel örnekleri verildi.
Talebimiz, birlikte yaşamak istiyoruz. Hiçbir ayırım yapmadan birlikte yaşamak... Peki yetiyor mu? Hayır, huzur içinde yaşamak istiyoruz, gelecek kaygısı olmadan güven içinde yaşayan bir toplum istiyoruz. Türkiye'yi nasıl büyütürüz, nasıl görkemli hale getiririz? Bunun için çalışmalıyız. Adaletli bir devlet olmak istiyoruz, devletin dini adalettir. Adaletsiz bir toplum kendi içinde barışı sağlayamaz. Hakkı da hukuku da, hayatın her alanına taşımak isyiuoruz. Herkesin işi, aşı olsun istiyoruz. Elaleme muhtaç olan bir insanlık istemiyoruz. Anneler çocklrını huzur içinde okula göndersin istiyruz. Gelecek kaygısı olmadan okula göndermeli anneler.
Dökülen alın terinin karşılığı olmalı.
Bugünlerde soğan üreticileri çok derteli. Geçen yıl yurt dışından getirtmiştik, şimdi tarlada çürüyor. Mutfaklarda yangın olmasın, mutfaklarda bereket olsun.
Üniversitelilerimiz bilgi üretsin istiyoruz. Bilgi üretecekler ki sanayici o bilgiyi elle tutulur bir üretime döksün.
Kimse inancından kimliğinden, yaşam tarzından ötekileştirilmesin istiyoruz. Herkesin inancı başımın üstüne, herkesin kimliği başımın üstüne. Siyasetin konusu bu değildir. Bizim siyaset anlayışımız insanın mutluluğu üzrine inşa edilen bir anlayıştır.
Farklı düşündü diye kimse cezalandırılmasın. Orta Çağ'a kadar tüm insanlık dünyanın düz olduğuna inanıyordu. Bir aykırı görüş çıkıyor, dünya yuvarlak diyor. Sonra yakalanıyor... Kim haklı çıktı? Bir kişinin bilgisi bugün dünyada tartışılmaz hale geldi. Her düşünceye saygı duymak insanlığın önünü açar
Hepimiz temiz bir çevrede yaşamak isteriz, çocuklarımız kentteki hayvanlarla tanışsın isteriz. Bu talebi sadece biz değil, herkes ister.
Depreme dayanıklı güveneye dayalı evlerde yaşamak istiyoruz. Bunlar gerçekleşsin diye ne yapıyoruz arkadaşlar?
Hepimiz vergi veriyoruz. Devlet daletle yönetilecek, fakire bir şeyler vermesi lazım, adaletle yönetilecek yol götürecek. Ulaşılamayan yere ulaşmak demektir adalet. Devleti yönetirken vatandaştan zor alıma dayalı vergi alınıyor, bizim yapmamız gereken verginin hakça kullanılması.
Bizim ödediğimiz vergiler, doğduğumuzdan andan ölünceye kadar... Öldükten sonra da vergi ödeniyor. Bir miras bırakıyorsanız, sizin çocuklarınız da vergi ödüyor. Daha güzel bir ülke için vergi veriyoruz.
Siyasi iktidar her kuruşum hesabını millete vermek zorundadır. Benim harcıyorsa, sizin paranızı harcıyorsa hesabını millete vermek zorunda. Demokrasinin çıkış kaynağı da budur. Buna devlette şeffaflık diyoruz, yani hesap veren iktidar diyoruz. İnsanın verdiği vergilerin, nerelere kullandığnı açıklamak diyoruz.
Demokrais bunun hesabını sormaktır. Bugün TC devleti uluslararası yolsuzlukta 13 basamakta geri gidiyorsa, bizden toplanan vergilerin hesabı verilmiyor demektir. Bunun üzerinde hepimizin durması lazım.
Her vatandaşın şu soruyu sormak hakkı vardır, "Ben vergi veriyorum paramı nereye harcadın?" Ben insansam, aklımı kullanıyorsam, verdiğim vergilerin nereye harcandığını sormam gerek. Benim vergimi benim vatanım ve benim insanım için kullanacaksın. Bu sorunun sorulmadığı yerde bu soruyu sorarsam başım tehlikeye girer denen yerde kimsenin can güvenliği yok demektir.
Siyasi iktidar bu soruyu soramazsın diyor. Bu sorunun cevabını demokrasi ülkerlerinde verir.
17 ağustos 199, büyük marmara depremi yaşandı. Rahmetli Ecevit, ankara'dan istanbul'a giderken, İstanbul'a ulaşamadı, yollarda çökme vardı. O deprem 17480 kişi 23780 vatandaş yaralandı. Rahmetli Ecevit bu depremin yaralarını tamir etmek için deprem vergileri dediğimiz yasayı çıkardı. Büyük felakati bütün dünya biliyorud, yardıma koşuyordu. Biz çözebiliriz dedi. Deprem vergilerinin nerelere ne kadar harcandığı da Cumhrubaşkanlığı sitesine koyuldu, bilgi verildi.
2004 yılında diğer vergiler kalktı, özel iletişim vergisi kalıcı hale getirildi. AKP dedi ki ben bunu kalıcı hale getireceğim. 2004-2019 arası 65 milyar lira, dolara vurursak 34 milyar dolar. Bu para bizim ödediğimiz vergi. Sonra bu oranları da artırdılar. İtirazımız yok, kayıp olmasın isyiyorsak bu fedakarlığa katlandı herkes. MAlatya ve Elazığ'da depremle karşılaştık, çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetti. Yaşadıkları evler depreme dayanıklı değildi. Vatandaş haklı olarak şu soruyu soruyor, 17 yıldır iktidarsınız ve deprem vergisi alıyorsunuz, tahribatı önlemek için neler yaptınız? Nasıl sorarsınız diyorlar. O vatandaşın bunu sorma hakkı var. Elazığ'a naptın, Malatya'ya ne yaptın? Tahribatı gidermek için yatırımlar yaptık, önlemleri aldık desenize. Bunu söylemiyorlar. Şimdi bu soru sorulur mu deniyor. Zaten yıllardır soruyorlar. Vatandaş üzerine düşeni yaptı, vergisini ödedi. Önlemi almak o ülkeyi yönetene düşüyor. Para alıyorsun, 34 milyar dolar para... Nereye gitti bu para? Vatandaş görevini yaptı ama 17 yıldır iktidarda olanlar görevini yapmadı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Dervişoğlu'ndan iktidara 'dış politika' uyarısı
İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.
Dervişoğlu’ndan İktidara ‘İstanbul Depremi' Tepkisi
Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, iktidara...
Dervişoğlu'ndan iktidara 'Trump' tepkisi
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin yeni yasama yılındaki ilk grup...
POLİTİKA Haberleri
TümüZAFER PARTİSİ KARABAĞLAR’DAN 30 AĞUSTOS’TA ESNAFA BAYRAK...
Zafer Partisi Karabağlar İlçe Başkanlığı, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Karabağlar’daki...
YENİ PARTİ GAZİEMİR’DEN SESLENDİ: “YENİ PARTİ’NİN GÜCÜ...
YENİ Parti Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın, İzmir’de partisinin kısa sürede 600 bin üyeye...
Zafer Partisi Karabağlar İlçe Başkanlığı’ndan 30 Ağustos...
Zafer Partisi Karabağlar İlçe Başkanlığı, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Karabağlar İlçe...
AK Parti’de dikkat çeken atamalar! 4 ilde il başkanı...
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle gerçekleştirilen...
AK Parti İzmir’den 30 İlçe Tanıtım ve Medya Başkanları...
AK Parti İzmir Tanıtım ve Medya Başkanı Safa Narlı ‘’AK Parti’nin milletimizle iletişiminde...
YENİ PARTİLİ ÖSEN’DEN RAKAMLARLA ‘BARINMA’ TABLOSU: ÇÖZÜM...
YENİ Partili Seda Kâya Ösen, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 2026 yerleştirme...
CHP'den İzmir İçin Turizm Atağı
CHP İzmir İl Başkanlığı, saha çalışmalarının yanı sıra kentteki farklı sektörlerin sorunlarına...
Başkan Güç: Yeni Parti Aliağa’dan İzmir’e Ve Tüm Ülkeye...
YENİ Parti İzmir’de ilçe başkanlıklarının açılışlarına Aliağa’dan başladı.
18 yıllık aile dostu Seyfi Beyaz ifadesinde geri adım...
Görevden alınan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 53'ü tutuklu 414 sanıklı davanın yargılaması...
AK Partili başkanın bastırdığı düğün davetiyesi olay oldu
AK Parti Aybastı İlçe Başkanı Kamil Yediyıldız, oğlunun düğün davetiyesine gelin ve damat...
Cezaevindeki Görkem Duman'dan nişanlısı Sevcan Orhan'a...
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile nişanlısı türkücü Sevcan Orhan'ın mutluluğu, Duman'ın...
KONAK'TA CHP VE DİĞER PARTİLERDEN AK PARTİ’YE 500 KİŞİLİK...
AK Parti Konak İlçe Başkanlığı, AK Parti'ye toplu katılım töreni gerçekleştirdi. CHP ve diğer...