Emekli de olsa türk subayı daima "türk subayıdır"!
DİKKAT: DERS ALINSA, TEKERRÜR ETMEZ TARİH
Gel de "yorumlama" şimdi.. O "Ergenekon" veya "Balyoz" iftiralarıyla, emperyalizm "tarafı" gazete görünümlü paçavralarla nasıl da iki bin yıllık ruh tarumar ettirilmişti? Ya o "Kozmik Oda" ve acı sonuçları? Tarih bir gün mutlaka yazacaktır "neyin ne olduğunu da" hala esiyor o "kahpe rüzgar"... Çünkü Türk Ordusu'ndaki "ruh" başka ordularda yok... Ve o ruh "Mete Han'dan Mustafa Kemal'e" asla değişmedi... Arada "hainler" çıksa da Türk Ordusu "bir tanedir"!
Ortalığa düştü bu haber: T 24 HABER'DEN naklediyorum önce:

"Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Milli Savunma Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu hakkında, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 95’inci maddesine muhalefet suçlarından resen soruşturma başlattı. Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atan teğmenlerin disipline sevkedilmesine karşı, 11 Ocak’ta yapılması planan basın açıklaması çağrısı nedeniyle hakkında soruşturma açılan Bağcıoğlu, konuya ilişkin şunları söyledi:
“Teğmenlerle ilgili sürecin tamamen bir adaletsizlik olduğunu ben de eski bir asker olarak Türkiye'nin ekseri çoğunluğu gibi değerlendirdim. Bugün de bir anket firmasının sonuçlarına göre, Türk milletinin -hangi partiden olursa olsun- çoğunluğu teğmenlerin ihraç edilmesine karşı görüş bildiriyor. Şu üç temel faktörü düşündüm ben: Askerlik onuru, silah arkadaşlığı ruhu, vazife bilinci. Bu, beni teğmenleri desteklemeye yöneltti. Biz bir siyaset saikiyle veya siyasi amaç olarak bu teğmenleri desteklemedik. 22 Kasım'da yaptığımız basın açıklamasından sonra, onu da sosyal medyadan bir hafta önce duyurmamıza rağmen, beni en aşağı 100-200 tane askeri personel aradı ve ‘Bizim haberimiz yok. Niye bize söylemediniz? Biz de katılmak istiyoruz’ dediler. 16 Ocak tarihi belli olunca, ‘11 Ocak'ta yine Anıt Park’ta bir basın açıklaması yapalım. Diğer illerdeki arkadaşlarımıza da mesaj atalım, onlar da eşzamanlı olarak basın açıklaması yapsın. Onlara da mesaj atalım’ diye değerlendirdik. Ben geçen hafta, bir taslak mesaj yazdım. Oradaki maksat şu: Siyaset dışı olduğunu vurgulamak, sadece Türk bayrağı ve Atatürk resimleriyle gelinmesi. Bu mesajda zinhar sokağa çağırma, kanun dışı bir eylem planı yok. Hiçbir görevli askeri personelle en ufak temasımız yok. Hiçbir askeri birliğe gitmişliğim yok siyaset işine girdikten sonra. Dolayısıyla benim Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) hiçbir şekilde bu olaya dahil olmasına niyetim yok. 32 yıl devlet emrinde göre yaptım, 39 yıl üniforma giydim. Şu anda vicdanım çok rahat. Bana kimse ‘Teğmenler için ne yaptınız’ diyemez. Herhalde bir yanlış anlaşılma var. Ben adalete yorum yapmıyorum ama Sayın Savcının bu konuda mecbur kalması da olabilir. Sokak çağrısı ve askeri personeli etkileme suçlamalarını katiyen kabul etmiyorum. Askeriye içinde etkinliğim de yetkinliğim de yok. Vesayet suçlamasına da karşı çıkarım. Bizden ne askeri vesayetçi ne de darbeci çıkar.”
Kİm söylemiş bun sözleri?
Emekli bir Amiral... Yankı Bağcıoğlu.
39 yıl o şerefli üniformayı taşımış sırtında, ülkesini, ordusunu, Deniz Kuvvetlerini, sadece Türkiye'de değil dünyada şerefle temsil etmiş. Türk Ordusu'nun onurlu ama "Ebedi Başkomutan'ının da" farkında, tam 39 yıl...

Kendisiyle bir söyleşebilsem soracağım o "oramiral bulunmayan zamanları"!
Anlaşılan o ki Türkiye henüz "15 Temmuz İhanetinin" tam olarak analizini yapamadı... Siyasal partiler nedendir bilinmez ama "ilm-i siyaseti" ve "milli siyaseti" sadece "günlük" düşünür oldular. Gelen "fırtınaları" tespit kabiliyeti donanmış kadrolar mı yok anlayamıyorum.
Bir avuç teğmen, bir haykırışta bulundu mezunuiyet coşkusuyla... O haykırışta "ülkeyi satacağız, keşke Yunan galip gelseydi" gibi söylemler yoktu. Cumhuriyeti kuran, ülkeden emperyalizmi kovan, ezana ve yaşama özgürlüğü getiren Mustafa Kemal'e minnet vardı. Bugün "özgürce" kılınabiliyorsa Cuma namazları, sebeb-i hikmeti İstiklal Zaferi'dir değil mi?
Peki, siz bilir misiniz emekli paşaların en gurur duydukları zaman nedir?
Genç teğmenlerin mezuniyet törenleridir.
Emekli Paşaların en keyif aldıkları anlar da, genç subaylara deneyimlerini anlattıkları anlardır. Genç subayların derdi, emekli paşalarındır her zaman. Başarılarına en çok sevinenler ailelerinden çok emekli büyükleridir.
Bugün gibi hatırlıyorum da şimdi emekli olan ve büyük badireler atlatan yurtsever Orgeneral Hurşit Tolon Paşa ve Emekli Tuğgeneral Ali Vahit Kubilay ile yaptığım söyleşiler, benim için ne kadar değerli anlardı.
Yankı Bağcıoğlu gibi, kariyerlerinde onurlu bir duruş sergilemiş ve devletin çıkarlarını her daim ön planda tutmuş isimlerin 2006'dan beri çektikleri yetmedi mi daha?
Yankın Paşa'nın bugün kendisine yöneltilen suçlamaların gerçekliği ya da temelsizliği bir yana, bu tür süreçlerin şekli bile, bir dönemin kahramanlarına nasıl kolayca sırt çevrildiğini göstermektedir. Bunun nedeni de çok belli "milli unutkanlık hastalığımız"!
Toplumun güvenliği ve geleceği için hayatını riske atan bu gibi şahsiyetlerin, hak ettikleri itibarı kaybetmelerine sebep olabilecek bu tür süreçler, bir anlamda milletin geçmişine olan saygısızlığını da ortaya koymaktadır.
Bu soruşturmanın sonucu ne olur ya da ne olmaz bir yana, açılmış olması bile kapleri yaralayn bir gelişme. Kim kime "gödağı" veriyor ya da "susun oturun yoksa...." diye başlayan örtülü mesajlar yolluyor bilemem.
Ama inandığım bir gerçeğim var.

Biz Ortadoğu ya da Afrika veya Güney Amerika ülkesi değiliz!
Yoksa bunu da mı unutuk?
#YorumHaber / Hasan Tahsin Kocabaş
info@egeakltuel.com
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
TBMM’de bu hafta: En düşük emekli aylığı gündemde
TBMM’de bu hafta, yaklaşık 5,1 milyon emekliyi ilgilendiren en düşük emekli aylığının 20 bin...
Menderes’in Parkları Daima Bakımlı
Menderes Belediyesi, ilçe genelinde parklara bakım işlemi uyguluyor.
2 bin yıllık 'olimpik' yüzme havuzu gün yüzüne çıkarıldı
Aydın'daki 2 bin yıllık geçmişe sahip Tralleis Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmalarında,...
YORUM HABER Haberleri
TümüMadem ödeme olabilecekti, neden kaos, Başkan?
Anlayan beri gelsin... Nasıl başladı, nasıl gelişti? Yoksa Cemil Başkan Now Ana Haber'de Selçuk...
Başkan tugay'ın "lunapark" ile imtihanı!
İzmir'in simgesiydi bir zamanlar. Ama 2000 başlarından itibaren liyakatsiz kadroların İzmir'de...
İlginç ötesi bir "yeni yıl" hediyesi?
Hep diyorum ya, 2025'te çok ama çok "yorum" yapıp "eleştireceğiz" Başkan Tugay'ı da o iletişimin...
Tugay kafa karıştırdı! alan şimdi de "yarısı yeşil...
Yıkıldığından beri arazisi "ne olacak" sorusuna yanıt bulamayan Buca Cezaevi arazisi şimdi de...
Genç başkanın gözlerinde gördüklerim
Ege Aktüel Haber Sorumlu Müdürü olmaktan ziyade, İzmir'in artık "huysuz ihtiyarı" olarak...
Necip hablemitoğlu'nu minnet ve hasretle anıyoruz
Türkiye'nin yetiştirdiği en Atatürkçü en Milliyetçi aydınlardan Necip Hablemitoğlu'nu,...
İzmir Büyükşehir'in çalışanlarıyla didişmesi devam ediyor!
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde 31 Mart'tan beri artan çalışma huzursuzluğu gaz kesmeden devam...
Bugün için "dünya insan hakları günü" diyorlar?
10 Aralık, 1948 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen İnsan Hakları...
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde çalışanlarla kriz,...
#İzmireBakıyorumİzmiriDinliyorum İzmir'de iyi şeyler olmuyor ve "alem-i cihan" sadece...
Zorunlu bir "yorum"
İZTARIM ve Belediyenin 2024 tarım desteği ile ilgili bir "yorum" yazdım, birileri dünyayı başıma...
Bu ne yaman çelişki Başkan?
Daha dün "İZTARIM'A" haciz şoku duyulmuşken, bugün İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'nden "Çiftçiye...
İzmir'in "garip" kurulu iekkk
2009'da İzmir'in Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun, o zamanlarda "danışmanı" olan İlknur Denizli'nin...