BIST 100 11.116,99 %0,92 Altın 6.384,76 ₺/gr %0,62 Bitcoin $80.589 %0,07 Dolar 49,77 ₺ %0,08 Euro 55,87 ₺ %0,14 Sterlin 66,68 ₺ %0,14 Gümüş 86,16 ₺/gr %1,20 Ethereum $2.345,26 %1,14 İsviçre Frangı 60,35 ₺ %0,40 Kanada Doları 35,53 ₺ %0,14 Avustralya Doları 35,03 ₺ %0,31 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 13,26 ₺ %0,11 BAE Dirhemi 13,56 ₺ %0,10 Rus Rublesi 0,62 ₺ %1,26 Çin Yuanı 7,46 ₺ %0,13
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Makaledetay

Üç Maymun ve Dördüncüsü

Yorumlar


Bugün sevdiğim bir dostum düşündürücü bir karikatür gönderdi. Sabahtan beri ona gülüyorum. Gülüyorum diyorsam; acı acı gülüyorum. Bizler Zeki-Metin hicivleriyle, Levent Kırca tiplemeleriyle büyüdük. Ama sadece izlediklerimize gülmedik aynı zamanda onlardan dersler de çıkardık. Rahmetli Oğuz Aral ekolünde yetişmiş bir arkadaşım karikatürün fıkra gibi anlatılamayacağını söylerdi. Öyle ya bir karikatür sanatçısı kâğıda karakalemle eskiz olarak çizdiği tek karede sayfalarca yazabileceği eleştiriyi ustaca yapabilirdi. Yani karikatür anlatılmaz. Şimdi ise karikatür üzerinden eleştiri yapabilmek cesaret istiyor. Bana gelen karikatür de tam olarak bunu anlatıyor. Her ne kadar arkadaşım anlatılmaz dese de ben birkaç cümle ile bu karikatür üzerinden yazmak istedim.

Adnan Baran imzalı karikatürde alışılmışın dışında dört maymun var. Üç maymunu bilirsiniz. Duymadım, görmedim ve söylemedim derler. Bu dördüncüsü de “Duyuyorum, görüyorum ve söylerim de söylemeye gözüm yemiyor." diyor. Neme lazım şimdi durup dururken alıp götürmesinler diye düşünüyor herhalde...

Bu kare ile birlikte karikatürde geçen şu üç maymun hakkında kısa bir araştırma yaptım.  Derinlemesine incelediğimde ortaya ilginç bir detay çıktı. Sizinle paylaşayım: Maymunlarla ilgili bu söylemin kökeni eski Japon Koshin halk geleneklerine (ve daha eskiye, Konfüçyüs ile Budist öğretilere) dayanıyormuş. Bu maymunları isimleriyle kısaca sıralarsak;

Mizaru (Gözünü kapatan maymun): Kötü olanı görmemeyi, kötü gözle bakmamayı simgeler.

Kikazaru (Kulaklarını kapatan maymun): Kötüyü ve yalanı dinlememeyi temsil eder.

İwazaru (Ağzını kapatan maymun): Kötü söz ve yalan söylememeyi öğütler.

Aslen bu maymunlar "kötülüğü görmeyen, duymayan ve konuşmayan" üç bilge maymunu temsil eder; amaç zihni saf tutmak, ahlaki bir disiplin sağlamak ve kötülüğün yayılmasına engel olmaktır. Doğrusunu söylemek gerekirse öğretisi açısından derin anlamı olan bu benzetme Batı’da süreç içinde olumsuz haliyle daha fazla konuşulur olmuş.

Günümüzde toplumsal adaletsizlik, yolsuzluk, haksızlık veya sıkıntılı bir durum karşısında bilgisi olduğu halde bilinçli şekilde sessiz kalmak, görmezden gelmek, duymazdan gelmek ve sorumluluk almaktan kaçınmak anlamında kullanılır. Bu durumlar için sizlere hemen aklıma gelen birkaç deyimi yazabilirim. Gördükleri apaçık ortadayken kimsenin dile getiremediği durumu Kral Çıplak diye söyleyebilen cesur çocuk veya Odadaki Fili görmek istemeyen çoğunluk bunlardan sadece birkaçı.

Bizde de kralın çıplak olduğunu veya odanın orta yerinde dev gibi bir filin bulunduğunu gördüğü halde söyleyebilmek şu günlerde cesaret istiyor. Gören ve gördüklerini haberleştiren gazeteci dostlarımız kendilerini hemen içeride bulabiliyorlar. Bir haber, gazeteciler tarafından halkın haber alma özgürlüğü çerçevesinde paylaşıldı iddiasıyla gündeme getirilirken diğer bir taraf bu haberin halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu işlediğini yorumlayarak haberi yapanları içeri alıyor.

Aslında bugün bambaşka bir konu hakkında yazacaktım. Düşündüğüm konu geçtiğimiz günlerde Ege Üniversitesi kampüsündeki köpek barınağında yaşanan dramdı. Acaba bu haberlere bakarken bizler de üç maymunu mu oynuyorduk? Hafta sonu sıcak evimin divanında uzanmış elimde bir telefon, Instagram videoları arasında dolaşırken gece yarısı hayvanların toplanmasına karşı koyan gençlerin feryatları ile şöyle bir silkinip kendime gelmiştim. Yaka paça sürüklenerek adeta ölüme götürülürcesine araçlara doldurulan canların yüzlerindeki korku ve bilinmezlik duygusu insanlığımızı tekrar sorgulamama neden olmuştu. Bir tarafa göre 83 adet diğer tarafa göre 160 adet can ortadan kayboldu. Belediye 83 köpeğin Can Dostları yerleşkesine götürüldüğünü, sahipli hayvanların ise sahiplerine verileceğini belirtirken geri kalanların da sahiplendirileceğini ifade ediyordu. Ama İzmir Barosu 160 civarında hayvanın ortadan yok olduğunu söylüyor. Aradaki farkın ne olduğunu anlayabilen yok. Bu yazıyı yayınladığımda umarım net bir tablo oluşur.

Hafta sonu tam da gece yarısı aniden yapılan bu müdahale bende adeta düşmanı en savunmasız anında basma planıyla hareket eden düzenli ordu karşısında bir avuç insanın çaresizliğini düşündürdü. Hepsi emeklerinin yerle bir edildiği psikolojisiyle sağa sola çaresizce koşuştururken belediye elemanları ve polis ne yapacaklarını gayet iyi biliyorlardı. Kısa sürede kullandıkları orantısız güç ile kendilerine karşı koymayı bile düşünmeyen bu canları apar topar alıp o an bir bilinmeze doğru götürdü.

Merkezi otoritenin hayvanlara karşı acımasızlığı ve hareket şekli zaten 2024’te yürürlüğe giren katliam yasasıyla perçinlenmişti. 5199 sayılı Kanun’da değişiklik yapan 7527 sayılı Kanun'la artık hayvanlara karşı devletin bakış açısı kökten değiştirilmişti. O yasadan sonra bu otoriteden bir vicdan veya inisiyatif emareleri beklemek hata olurdu. Bu ne yazık ki ne ilk ne de son olay olacak. Merkezi otoriteden destek alan yerel yönetimler bu tip uygulamalara edecek gibi görünüyor.

İşin ilginç yanı bizzat üniversite yönetimi tarafından geçmişte gençlere emanet edilen sınırlı bir alandaki canların bugün toplanması. Bu durum bende birçok soru işaretleri yarattı. Madem böyle bir şey yapacaktınız neden bu alanı gençlere tahsis ettiniz? Amaç ve uygulama burada tek otorite benim demenin başka bir yolu mu? Neden üniversitelerde rektörler -öğrenciye rağmen- varlığını bu tip mizansenlerle sağlamlaştırmaya çalışıyorlar? Sinyal verdikleri yerlere iletmek istedikleri mesaj nedir? Rektörler geçmişte yapmış oldukları akademik çalışmalarla, camiada kazandığı itibar ve saygıyla, çoğunluğun oyunu alarak seçilirken bugün artık merkezden atanıyor. Yani artık bu görev akademisyen yönünden çok bir işletmenin müdürü hüviyetine evrilmiş durumda görünüyor. Ve doğal olarak doğrudan merkezi otoriteye bağlılar. Bütün bu durumlar ağır sorumluluğun getirdiği psikoloji ile mi gerçekleşiyor? 

Üç maymun konusu gündemdeki siyasi gelişmeleri, fon vurgunlarını ve bu vurgunlardan beslenenleri gördükçe sessiz kalanları düşündüğümde aklıma gelmişti. Evet bu vurgunu basından gördük, etrafımızda kaybedenleri duyduk ama aklımızdan geçenleri tüm içtenliğimizle ortaya koyabildik mi? Burnumuzun dibinde yüzlerce canlı ölüme götürülürken biz ne yaptık? Üniversite kampüsünde böyle bir alanın tahsisi doğru değilse ve zamanında bir hata yapıldıysa da toplanan canlar için güvenli bir alan neden oluşturulmadı? Nerede bu hayvanlar? Acaba bu canların olası itlaflarını da üç maymun gibi görmezden mi geliyoruz?

Burada hayvanlarla insanların ilişkilerine yönelik her dinden, her anlayıştan bir kitap dolusu bilgi paylaşabilirim. Bugün diğer canlılara sergilediğimiz tavır ve politika kadar insanız. Ve eğer inancımız bir hesap gününden bahsediyorsa o gün gerçekten işi zor olanlar olacak. İçimizdeki ahlaki pusula ne diyor? Vicdanımız ile baş başa kalınca sesini dinliyor muyuz?

Bir şeyi gören ve gördüğü halde müdahale etmeyen insan tipini hayvanlar üzerinden betimleyen en güzel benzetme Üç Maymun kolay kolay modası geçmeyecek bir metafor. Ve insanlık sürdükçe dönemsel olarak üç maymundan hep bahsedilecek. Umarım maymun metaforunu veya köpeğin sadakatini çocuklarımıza anlatırken bu hayvanların nasıl birer canlı olduklarını dokümanlardan, internet kaynaklarından göstereceğimiz günler hiç gelmez. Dördüncü maymun da geldiği gibi ormana geri döner.



Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu
Alper Tunga

Alper Tunga Dost

Alper Tunga Dost, Türk bir romancı, deneme yazarı ve insanlarla çevresindeki dünyayı ömür boyu gözlemleyen bir kişidir. Mühendislik ve su arıtma sektöründe uzun bir uluslararası...

Tüm Yazılarını Gör